
Arkada Çok Güzel Bir Dünya Var
Mevsimlerden sonbahar. Cemre Dost Kitabevi’nden
çıkmış, elinde kitap poşeti, Yüksel Caddesi’ne doğru
yürüyordu. İnsan Hakları Heykeli’nin önüne geldiğinde
bir an için istemsiz olarak durakladı. Bu heykel kendini
bildi bileli buradaydı. İlk eylemlerinden birine bu
heykelin önünde katılmıştı. Ancak bir Ankaralı, Dost
Kitabevi torbasının ve İnsan Hakları Heykeli’nin anlamını
bilebilir. Ama yine de yanlış anlaşılmasın, Cemre
Ankara’yı hiç sevmedi ya da o günlerde öyle sanıyordu.
Bu yüzden aslında arkasına bile bakmadan Eskişehir’e
gitmişti. Annesinin ve en önemlisi ablası Ceren’in
bütün itirazlarına rağmen. O sıralar Sinema TV Bölümü’nde
2. Sınıf öğrencisi. Kısa kısacık bir zaman için
Ankara’da, KESK’in eylemine katılacak.