Kesik Bir Ayak

Kesik Bir Ayak

Ağaçları, çiçekleri, böcekleri ismiyle çağırırdı. Hangi
otu nerede bulacağını, hangisinin yeneceğini, hangisinin
yenmeyeceğini iyi bilirdi. Bulutların şekline bakıp
haber verirdi yağmurun yağacağını. Kimse öğretmeden
bilirdi bütün bunları. Allah vergisi bilirdi. Tabiatın
kurallarını, yasaklarını, işaretlerini, tuzaklarını, sesini,
sessizliğini ana rahminde fısıldamışlardı sanki ona,
hepsini tek tek anlatmışlardı. Köyde olsa çoktan bulup
çıkarmıştı topraktan danaburnunu ya. Bir değil on
tane, yirmi tane çıkarmıştı, danaburnu çiftliği kuracak
kadar çıkarmıştı. Ama şehirde kolay mı? Kolaysa gel
çıkar! Marifet yoklukta konuşturmak avcılığı.